Hayallerinin Peşinden Giden Çiftin Hikayesi

Hepimizin hayalleri var. Büyük şehirlerde yaşayanlar, şehrin kalabalığı, hava kirliliği, trafik gibi yorucu faktörlerden kaçmak, organik beslenmek, doğa fotoğrafları çekmek, ekstrem sporlar yapmak ya da emeklilikte bir balıkçı kasabasına gidip kayığını zımparalamak istemektedirler. Tabi küçük şehirlerde yaşayanların da İstanbul’u fethetmek gibi planları yok değil. Tabi çoğumuzun kurduğu planlar güzel hoş detaylarla süslenmekten öte geçemez. Hayallerinin … Okumaya devam et

87. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu – Tüm Filmler

Dünya’nın en prestijli ödülleri olarak kabul edilen Oscar Ödülleri (Akademi Ödülleri) sahiplerini buldu. Los Angeles şehrinde, Dolby Tiyatrosu’nda gerçekleşen törenin sunuculuğunu Neil Patrick Harris yaptı. Harris, eğlenceli ve tiyatral bir sunuş yaparak oldukça beğeni topladı. Bu sene 87. verilen ödüllerin görüntü ve fragmanlarını aşağıda izleyebilirsiniz. Bu arada tabi ki verilen ödüllere söylenecek laf çok. İzlerken size çok farklı duyguları aynı anda yaşatan, The Imıtation Game, The Grand Budapest Hotel, Whiplash gibi özgün yapımlar dururken, en iyi film ödülünü tek mekanda ve sıradan oyunculuklarla “Birdman”in alması oylamaya dair insanı şüphelendirmiyor değil. Hadi aldı diyelim, En İyi Yönetmen ödülünü neye dair verdiler bunu da merak ediyorum. Yönetmenlik, kamera sabitleme ve kurguyu kameraya aktarmadan ibaret mi olmalı sadece. Örneğin Boyhood’u ele alalım Richard Linklater’ın filmi, 2001den beri her sene oyuncularla buluş ve ilmek ilmek bir film çıkar ortaya, emek desen üstüne laf söylenmez ama maalesef ödül alama. Neyse bizi duymayacakları aşikar o yüzden kim ne aldı, kim ne çekti buyrun birlikte bakalım;

En İyi Film: Birdman

En İyi Yönetmen: Alejandro G. Inarrutu (Birdman)

Alejandro G. Inarrutu (Birdman)

Alejandro G. Inarrutu (Birdman)

En İyi Kadın Oyuncu: Julianne Moore (Still Alice)

Julianne Moore (Still Alice)

En İyi Erkek Oyuncu: Eddie Redmayne (The Theory of Everything)

Eddie Redmayne (The Theory of Everything)

En İyi Özgün Senaryo: Birdman (Alejandro G. Iñárritu, Nicolás Giacobone, Alexander Dinelaris, Jr. & Armando Bo)

Birdman (Alejandro G. Iñárritu, Nicolás Giacobone, Alexander Dinelaris, Jr. & Armando Bo)

En İyi Uyarlama Senaryo: The Imitation Game (Graham Moore)

internetten-yatirim-nasil-yapilir

 

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: J.K. Simmons (Whiplash)

J.K. Simmons (Whiplash)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Patricia Arquette (Boyhood)

Patricia Arquette (Boyhood)

En İyi Orjinal Film Müziği: Glory, Selma (John Stephens and Lonnie Lynn)

En İyi Orjinal Şarkı: The Grand Budapest Hotel (Alexandre Desplat)

En İyi Animasyon: Big Hero 6

Yabancı Dilde En İyi Film: Ida (Polonya)

En İyi Belgesel: CitizenFour

En İyi Kısa Film: The Phone Call (Mat Kirkby, James Lucas)

En İyi Kısa Belgesel: Crisis Hotline: Veterans Press 1 (Ellen Goosenberg Kent ve Dana Perry)

En İyi Kısa Animasyon: Feast

En İyi Görüntü Yönetmeni: Emmanuel Lubezki (Birdman)

Birdman (Emmanuel Lubezki)

En İyi Kurgu: Tom Cross (Whiplash)

En İyi Kostüm Tasarımı: Milena Canonero (The Grand Budapest Hotel)

En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı: Frances Hannon ve Mark Coulier (The Grand Budapest Hotel)

En İyi Görsel Efekt: Interstellar

En İyi Ses Kurgusu: American Sniper

En İyi Ses Miksajı: Whiplash

nasil-yatirim-yapilir

 

Tarihe Bakış Açınızı Değiştirecek Birbirinden İlginç 167 Fotoğraf

İnternetin derin kaynaklarından sizler için derlediğimiz birbirinden ilginç fotoğraf kareleri. Fotoğraflar tıkladığınızda büyümektedir ve açıklamaları altlarında yazmaktadır. Neden 167 derseniz şayet, herhangi özel bir sebebi yok. Öyle denk geldi diyelim. İyi seyirler.

Uyuşturucu Bağımlılığının Etkileri

Andreas Hykade tarafından hazırlanan ‘Nuggets’ isimli animasyon, uyuşturucu bağımlılığını kısa ve sade bir biçimde anlatıyor. Kuş benzeri bir animasyon karakterinin, uyuşturucuyla tanışma ve bağlanma sürecini ve devamını etkili biçimde ele almış bir animasyon. Hem fiziki hem de ruhsal değişimler çok iyi işlenmiş.

Sanatçının web sitesi: http://www.hykade.de/

Dünyanın En Kötü Otelinde Kalır mıydınız ?

Evet yanlış okumadınız,  “Hans Brinker Budget Hotel” Amsterdam’da dünyanın en kötü oteli ününe kavuşmak için yoğun çaba harcadı. Ve şuan “Hans Brinker Budget Hotel” bu ünün haklı karşılığını da alıyor. Otel sahipleriyse bu konudan hiç şikayetçi değiller.

Olay 1993’te otel müdürü Rob Penris’in, gelen şikayetlerden sıkılmasıyla birlikte başlıyor. Penris, Ogilvy & Mather’da sanat yönetmenliği yapan arkadaşı Erik Kessels’e giderek, ona bu zamana kadar yapılmamış bir reklam kampanyası yapmasını istiyor. Reklamda otelin lüks bir otel değil, sıradan, basit ve beklenti içine girilmeyecek bir otel olduğunu vurgulamak. Otelin özelliği olmamasından ötürü Kessels’in işi zor olsa da, Kessels işinin karşılığını hakkıyla veriyor.

İşte meşhur otelin sloganı: “Hans Brinker Budget Hotel size, bir hotelden istemeyeceğiniz her şeyi veriyor… hem de fazlasıyla.”

Hazırlanan görsellerse reklam kampanyasının tuzu biberi oldu.

Hatta otel yetkilileri, New York Times gazetesinin, “Bağışıklık sisteminin temizlik düşkünlüğü nedeniyle zayıfladığı” haberi üzerine, otel odalarındaki toz toprak ve pisliği teste gönderdiklerinde mikrop yuvası olduğunu öğrenip bunu fırsat bilerek, Amerikalıları bağışıklık sistemlerini güçlendirmeleri için otele çağırdılar.

Otelin reklam kampanyası büyük etki yarattı ve otel uzun süredir bu konudan memnun. Her ne kadar otelin koridorlarında, kesilmiş yerde duran yarım soğan parçaları, odalarda bir önceki müşteriden kalan çarşafların lekeleri ya da otelin müşteri kitlesinin yaş grubunun küçüklüğünden şikayet edilse de “Para paradır”.

Yorumu size bırakıyoruz. Siz olsanız bu otelde kalır mıydınız ?

Evsiz Adamın Parasını Çalarsanız Ne Olur? (Sosyal Deney)

Özellikle Youtube’da yaptıkları sosyal deneylerle adlarından sıkça bahsettiren “Model Pranksters” ekibi, yeni bir çalışmaya imza atmışlar. Evsizlerin paralarını çalarsanız insanların tepkisi ne olur? Evet bunu Türkiye standartlarına göre düşünürsek, bunu yapan kişi yüksek ihtimalle sağlam bir dayak yer. Ha Türkiye’de dilenen insanların zihniyetinin farklı olmasıyla alakalı, zaten o insanlar buna müsade etmez, etse de o kişinin kenarda evi arabası falan vardır.  Ama yurt dışında durum böyle değil. Para çalınma esnasında kaç kişi bu olaya tepki gösterecek sizce?

Hangimiz Köylü Ekrem Olabildik ?

İnternette gezinirken rastladığım güzel insanlardan biri “Köylü Ekrem” abimiz. Evet ben Köylü Ekrem diyor kendine, üzerine basa basa. Kağıtlarla verilmiş vasıflara ihtiyacı olmadığını söylüyor kendisiyle yapılan röportajda.

koylu-ekrem-heykeltras

Eğitilmiş, yontulmuş, sistem içerisinde bir kalıba sokulmuş bizlerden biri değil o. İmrenilesi bir yaşamı ve hayat hikayesi var. “Ne zaman nerede doğduğumun birilerini ilgilendirdiğini sanmıyorum” diyerek başlıyor sözlerine ve röportajı içerisinde kendi öz cümleleriyle kurduğu o kadar atasözü olabilecek cümleler var ki, Ekrem Abinin bilgeliğine şaşıyorsunuz.

Köylü Ekrem işletme okumuş, devamında amelelik, tarım işçiliği vb bir çok ağır işte çalışmış ama sistemin kendisini içerisine çekip kalıplaştırmaya çalıştığını farkettikten sonra, sistemden uzaklaşmış bir abimiz. 40 yaşında doğduğumu hissediyorum diyor ve çocukluğuma doğru büyüdüğümü hissediyorum diyor röportajında. Ekrem Abi 36 yaşında köyde tamamen kendi çabasıyla heykel sanatına merak sarmış ve röportajın yapıldığı tarihte 7 yıllı bir uğraşla 3 sergiye imza atmış. Ceviz ağacından heykel yapıp, içindeki tahta kurularının zamanla o heykeli bir kanser gibi yok edeceğini söylüyor. Hayatının tamamen estetik ve ahlak kavramları üzerinde yürüdüğünü söylüyor.

koylu-ekrem-heykel-tras

En güzel sözlerinden biri “Ben ellerim kadar varım, yaptıklarım kadar varım”. Ekrem Abi Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Karakaya köyünde yaşıyor. Yıllarca çiftçilik, inşaat, tarım vb işlerle yoğrulmuş. Artık ağaç ve mermerde heykeller yaparak kendini bulduğunu söylüyor. Yaptığı eserler bir çok üniversite profesörünü şaşırtmış. Eserleri Eskişehir Güzel Sanatlar Galerisinde sergileniyor.

Ekrem Abi’miz ve nice Ekrem Abi’lerin ihtiyacı olan kendi başlarına kalabilmek, Evet devlet destekte verse fena olmaz sanıyorum ama o insanları kendi istedikleri kalıplara sokmadan. Özenti kokteyllerde sözde kalbur üstü muhabbetler yaparak değil, köyde evinde kangal yavrularını severek yapmak istiyor Ekrem Abi’miz eserlerini. Doğadan esinlenmek istiyor. Bir balerine vuran rüzgarı şekle dökmek istiyor balerinden ziyade. Ekrem Abi’mizi saygıyla anıyor ve en kısa zamanda çayını içmeye gideceğimiz sözünü veriyoruz. İşte Ekrem Abi’mizin röportajı;

 

550 Metrekarelik Ülke Sealand

İşte size “Dünya’nın En Küçük Ülkesi” ünvanını taşıyan ülke Sealand.
Ülke 1967 yılında İngiliz ordusunun eski binbaşılarından Roy Bates ve ailesi tarafından kurulmuş. Hukuki statüsü halen tartışmalı olan ada platform şeklinde olan ülke Dünyanın en küçük ülkesi.Sealand uluslararası karasularda bulunduğundan dolayı Roy Bates adanın devlet statüsüne çıkarılabileceğiniz ilan ediyor ve kendisine Prens ünvanını veriyor. Ertesi yıl İngiliz Kraliyet Donanması, Roy Bates’i adadan atmaya çalışsa da, platformdan açılan uyarı ateşi sonucu askerlerin girişimi başarısızlıkla sonuçlanıyor.

prince-roy-bates-dog

Sonrasında ingiliz bir savcı, adanın ingiliz karasularının 10 km açığında olmasıyla alakalı Roy Bates’i haklı dahi buluyor.  1974 yılında Roy Bates işi bir adım öteye taşıyarak, bir anayasa çıkarıyor. Devamında egemenlik simgesi olan bir bayrak, milli marş ve Amerikan Dolarıyla eşdeğer bir para birimi olan Sealand Doları’nı kabul ediyor. Sealand halen İngiltere’den ayrı bir şekilde hüküm sürmeye devam etmektedir.

prince-princes-bates

Ülke geçiminin büyük bir kısmını ada üzerinde bulunan server’lardan hosting hizmeti vererek sağlamaktadırlar. 2007 Ocak ayında Pren Roy Bates, adayı 10,000,000 Sterlin’e adayı satılığa çıkarmış ama gelen teklifler cezbedici olmamıştır. Hatta yasal sorunlara takılmasıyla ünlü “The Pirate Bay” sitesi, 2007 yılında bu ülkeyi satın alıp İsveç hükümetinin telif baskılarından kurtulmayı dahi düşünmüştür. Ülke şu sıralar “Sealand Online Casino” adı altından bir casino sitesi açmayı dahi planlamaktadır.
Ayrıca ülkenin geçim kaynakları arasında; Lordluk, Baronluk, Kontluk satışları da var, isterseniz kendinize ya da bir sevdiğinize bu ülkeden 29,99 Pounda bu ünvanlardan satın alabilirsiniz. http://www.sealandgov.org/title-pack

sealand-lord

2012 yılında 45 inci bağımsızlık yıldönümlerini kutlayan ülkenin Prensi Roy Bates, 91 Yaşında hayata gözlerini yummuştur. Yerine veliaht prens olan oğlu, Micheal Bates Prenslik ünvanını almıştır.
Ülkenin kendine ait bir futbol takımı dahi olmakta ve ilk maçlarını Chagos Adalarına karşı oynayıp 3-1 mağlup olmuşlardır. KKTC ile de maç yapmış ve 6-1 mağlup olmuşlardır.

sealand-football-team

Sealand Pasaportuyla Almanya ve Türkiye’ye dahi giriş yapıldığı bilinmektedir.

Ülke tarihinde yaşanan bir darbe girişimi dahi mevcuttur. Kendisini Sealand Başbakanı olarak adlandıran ve Sealand Pasaportu bulunan Alman Vatandaşı Alexander Achenbach, prens ve prensesin adada olmadıkları bir zamanı fırsat bilerek Almanya ve Hollanda’dan bir kaç arkadaşıyla birlikte darbe girişiminde bulunmuş ve Prensin oğlunu mutfakta esir etmiştir.
Haberi alan Prens Paddy Roy Bates hemen bir helikopterle adaya giderek darbe girişimini durdurmuş ve darbecileri Cenevre Sözleşmesi bağlamında serbest bırakırken, Sealand pasaportu taşıyan kişiyi vatana ihanet suçundan salmamış ve esir almıştır.
Almanya, İngiltere ile görüşmeler sağlamışsa da, İngiltere adanın kendi toprakları içerisinde bulunmadığından dolayı birşey yapamayacaklarını beyan etmiş ve Almanya hükümeti Sealand Adası’na bir diplomat göndererek vatandaşlarının serbest bırakılması için prense 75,000 Mark ödemişlerdir. Ödemeden bir kaç hafta sonra alman vatandaşı serbest bırakılmıştır.
Prens bu olay üzerine haklı olarak, Almanya Hükümeti’nin kendi ülkesine diplomat göndermesinin kendi ülkesini tanıdığı anlamına geldiğini beyan etmiştir. Hatta darbe girişimi ve darbecilerin bırakılmasını BBC kanalı belgesel yapmıştır. Özellikle esirlerin elleri başlarında kapıdan çıktıkları süreci izlemenizi tavsiye ederim 🙂

Ayrıca 1997 yılında sahte hesap ve dolandırıcılık gibi işlerle uğraşan kişiler ada üzerinde hak iddia ederek, normalde 300 adet orjinali bulunan Sealand Pasaportlarından 150,000 adet basmış ve “Sealand Business Foundation” adı altında bir vakıf kurarak bu pasaportları satmışlar. Bunu yapan kişinin de Johannes Seiger olduğu söylenmektedir.

Ülkenin 2011 nüfus sayımında nüfusu iki olduğu belirtilmiş. Şuan durum ne tam bilgi sahibi değiliz. Lakin son zamanlarda ülkede bir klip çekildiğini (Fettes Brot – Echo) ve futbol takımlarının da uluslararası turnuvalarda oynadığını biliyoruz. Ne güzel ve ne yalnız ülkesin sen Sealand.

nasil-yatirim-yapilir

Ülkeyi takip etmek isterseniz, ülkenin bir facebook sayfası; https://www.facebook.com/PrincipalityOfSealand
Bir twitter sayfası; https://twitter.com/SealandGov
ve ülkelerinin internet sayfaları var.
http://www.sealandgov.org/
http://principality-of-sealand.eu/

Kaynak; Wikipedia, Eksisözlük, Wikimedia.

Resimleri büyütmek için üzerlerine tıklayın.

internetten-yatirim-nasil-yapilir

Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu Cannes’da Ayakta Alkışlandı

Nuri Bilge Ceylan’ın yönetmenliğini yaptığı Kış Uykusu (Winter Sleep), galasını dün 67. Cannes Film Festivalinde yaptı. Film dakikalarca ayakta alkışlanarak, adayı olduğu Altın Palmiye Festivalinin en güçlü adaylarından biri olduğunu kanıtladı.

Filmin senaryosunu Nuri Bilge Ceylan’la Ebru Ceylan ortaklaşa çıkarmışlar. Ve filmin oyuncu kadrosu da oldukça sağlam. Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Melisa Sözen, Nejat İşler, Ayberk Pekcan, Nadir Sarıbacak, Tamer Levent ve Serhat Mustafa Kılıç’ın oynadığı filmin görüntü yönetmeniyse Gökhan Tiryaki.

Bu arada galaya tam katılan oyuncu ve set arkası ekibi, yakalarına siyah kurdaleler takarak #Soma’ya destek mesajları verdiler. Film başlamadan önce gala önünde uzun kuyruklar oluştu, basın mensuplarının da yoğun ilgisinin olduğu film dünya basınında da yoğun ilgi uyandırdı.

soma

Film, Kapadokya’da Otello Oteli’ni işleten aileden varlıklı emekli aktör Aydının üzerine kurulu. Aydın karakterini Haluk Bilginer canlandırıyor. Aydın karakterinin genç karısı Melisa Sözen, eşinden ayrıldıktan sonra Kapadokya’ya yerleşen ablası Demet Akbağ ve kirasını ödeyemeyen kiracıları Nejat İşler, Serhat Mustafa Kılıç ve kasaba öğretmeni olan Nadir Sarıbacak ile ilişkileri üzerine kendisiyle ve sanatçı kişiliğiyle hesaplaşmasını konu alıyor. Uzun ve edebi diyaloglara ağırlık verilen filmde Nuri Bilge Ceylan, edebi diyalogları bozmamak adına senaryoya sadık kaldığını söylüyor. 

3 Saat 16 dakika süren filme karşı dış basının tepkilerinin çok olumlu olduğunu söyleyebiliriz. Cannes’da kulis arkadasında en çok konusu geçen filmlerden biri olan Kış Uykusu umuyoruz güzel ödüllerle döner. Her ne kadar burada bu sevinç ve heyecanla yazıyor olsam da ne yazık ki ülkemizde gereken ilgiyi görmeyeceğini tahmin ediyorum.

Filmin fragmanını izlemenizi öneririm.

 

Hayata Dikey Bakmak

Romain Jacquet Lagrèze Fransız grafik tasarımcı ve fotoğraf sanatçısı, “Vertical Horizon” (Dikey Ufuk) adını verdiği bir fotoğraf serisini paylaşmış. Hong Kong’da çekilen fotoğraflar, gökyüzüyle yarışan gökdelenlerin canlı hayatını sunuyor bizlere. Ve sanatçı bu fotoğrafları bir kitap haline getirmiş.

city dikey-ufuk fransiz gokyuzu horizon photography Romain-Jacquet-Lagrèze Romain-Jacquet-Lagrèze-vertical-horizon vertical vertical-horizon

Kaynak: http://www.rjl-art.com/vertical-horizon.php

Follow DarKafa Sanat Tasarım ve Teknoloji Haberleri on WordPress.com

Blog İstatistikleri

  • 252,098 kişi buradaydı.

Yazarlar

%d blogcu bunu beğendi: